”Nefes aldığın sürece hiçbir şeyi yaşayamayacak kadar yaşlı deilsin”
Korkularınla inançların arasında mekik dokuduğunu düşünüyorsun. Aklındaki anıların bir çoğunu yok etmek istiyorsun…
Çünkü inandığın her şey başka bir hale bürünmüş. Artık neyin gerçek, neyin sahte olduğunu bilmek istemiyorsun. Gerçeklerin nefesini daralttığını, geçmiş ile şimdinin arasında sıkışıp kaldığını, kendi içinde kaybolduğunu hissediyorsun 🙁
Yok olmaktan korkuyorsun. Ama aynı zamanda her şeyi bırakmak, bitirmek, kaçmak; bir yerlere gidip, yeniden başlamak istiyorsun…
Çünkü geçmişe bakarak, elde ettiklerinin, vazgeçtiklerine değmediğini anlayalı çok oldu.
Ardındaki yıllar, sırtındaki yükler, heybende biriktirdiğin tecrübeler ve dersler sana ne fısıldıyor?
”Her şey hayatta kalmakla ilgiliydi ve hayatta kalmak hiçbir şeyi çok fazla ciddiye almamak, çok derine inmemektir…”
Ama sen her şeyi çok ciddiye aldın. Kendini hırpaladın. Seni hırpalamalarına izin verdin. Kendinden vazgeçtin ve yıllarca yüreğin ile zihnin arasına sıkışık bir halde yaşadın. Tabii, buna yaşamak denirse 🙁
Bu şekilde bugüne geldin…
Şimdi temizlik zamanı.
”Kendini beni üzmek zorunda hissettiğin için sana acıyorum” cümlesini bile kurmadan; lüzumsuz ilişkilerden, ruhunu daraltan insanlardan temizlen. Sana ait olmayan yüklerden, sorunlardan temizlen.
”Herkes kendi sorumluluğunu alsın. Herkes kendi çöplüğünü temizlesin” de ve git…
Yeni bir yol aramadan, hiçbir şeyi ve hiç kimseyi düşünmeden git.
Sadece yürü, yürü, yürü…
Bugüne kadar görmezden geldiğin, ”ama, ama” diyerek bahaneler uydurduğun o kapı seni bekliyor…
Üzerindeki anahtarı çevir ve aç.
Unutma: Tek bir hayatın var ve zamanın daralıyor…

0 Comments